Zeytinyağlı Pırasa: Havuçlu ve Pirinçli Kış Klasiği Nasıl Pişer?
Pırasa, kışın tezgâhlara en cömert gelen sebzelerdendir. Kimi sever kimi burun kıvırır, ama iyi pişmiş bir zeytinyağlı pırasayı tadan pek çok kişinin fikri değişir. Limonla buluşan o hafif tatlımsı lezzet, soğuk servis edildiğinde bile insana ev yemeği sıcaklığı verir. Pırasayı sevdirmenin yolu, onu lapa haline getirmeden, dokusunu koruyarak pişirmekten geçer.
Pırasanın en büyük derdi kumdur. Katmanlarının arasına toprak saklandığı için yalnızca üstten yıkamak yetmez. Bir kilo pırasanın kök ucunu ve sert yeşil yapraklarını ayırın, gövdeyi boyuna ikiye yarın ve katmanları aralayarak akan suyun altında yıkayın. Ardından iki parmak kalınlığında, hafif verev doğrayıp bir kez de bol suda çalkalayın; kabın dibinde kalan kum, bu işin ne kadar yerinde olduğunu gösterir. İki orta boy havucu halka halka, bir kuru soğanı da yemeklik doğrayın.
Yarım çay bardağı zeytinyağında soğanı pembeleşene dek kavurun, havuçları ekleyip iki dakika çevirin. Ardından pırasaları ilave edin ve yağla buluşup hafifçe sönene kadar karıştırın. İki yemek kaşığı yıkanmış pirinç, bir tatlı kaşığı toz şeker, tuz ve bir su bardağı sıcak su ekleyin. Kapağı kapatıp kısık ateşte yirmi beş dakika kadar, pirinç ve havuç yumuşayana dek pişirin. Şeker yemeği tatlandırmak için değil, pırasanın hafif keskinliğini dengelemek içindir.
Ocaktan almadan önce yarım limonun suyunu gezdirin ve yemeği tencerede, kapağı kapalı olarak soğumaya bırakın. Zeytinyağlıların lezzeti dinlendikçe oturur; sıcak sıcak tabağa alınan pırasa ile ertesi gün soğuk servis edilen arasında belirgin bir fark vardır. Servis ederken yanına bir dilim limon ve taze ekmek koyun. Dilerseniz pirinç yerine bir avuç haşlanmış nohut kullanabilirsiniz; bu, kalabalık kış sofraları için yemeği daha doyurucu kılar.
