Cızlak / Kaygana: Yumurtalı Geleneksel Tava Ekmeği
Kaygana, Anadolu'nun pek çok yöresinde farklı adlarla anılan, kimi yerde 'cızlak' denen sade ama besleyici bir tava yemeğidir. Yumurta, un ve sütün buluştuğu bu hamur, hem tatlı hem tuzlu versiyonlarıyla kuşaktan kuşağa aktarılmış bir kahvaltı ve ara öğün klasiğidir. Zorlu kış sabahlarında ya da bahçe işi sonrası hızlıca karın doyurmak için asırlardır sofralarda yer alır.
Hamurun kıvamı işin özüdür. Yumurtaları çırpın, üzerine süt ve azar azar un ekleyerek akışkan ama fazla cıvık olmayan bir karışım elde edin. Krep hamuruna benzer bir kıvam idealdir; çok koyu olursa hamur kalın ve ağır, çok ince olursa tavada tutunmayan bir sonuç verir. Karışıma bir tutam tuz eklemek, tatlı yapacak olsanız bile lezzeti dengeler.
Yörelere göre içeriği değişir. Kimi bölgede içine ince kıyılmış maydanoz, taze soğan ve peynir eklenerek tuzlu bir börek kıvamına getirilir; kimi yerde ise pişirildikten sonra üzerine pekmez ya da bal gezdirilerek tatlı olarak sunulur. Bu esneklik, kayganayı elde ne varsa değerlendiren pratik bir yemek yapar.
Pişirmede tavanın sıcaklığı belirleyicidir. Tavayı iyice ısıtın ve az miktarda tereyağı ya da sıvı yağ gezdirin. Hamuru döktüğünüzde çıkardığı 'cız' sesi, adının bir yörede neden 'cızlak' olduğunu açıklar. Kısık-orta ateşte, altı altın rengini alınca çevirin; yüksek ateş dışını yakarken içini çiğ bırakır.
Kaygana sıcak servis edildiğinde en güzelidir. Tuzlu yaptıysanız yanında ayran ya da çay, tatlı yaptıysanız bir bardak süt eşlik edebilir. Sade malzemelerle kısa sürede hazırlanan bu geleneksel lezzet, mütevazı mutfakların ne kadar cömert olabileceğinin güzel bir örneğidir.
