KÖŞE YAZISI

SİYASET: TRAJİKOMİK GERÇEKÇİLİK

Abdullah Doğan Abdullah Doğan

Siyaset bilimi diye bir şey vardır.

Fakat siyasetçi olmak diye bir bilim dalı yoktur.

Belki de siyasetin en büyük çelişkilerinndan biri budur.

Üniversitelerde siyaset bilimi okutulur; tarih, hukuk, kamu yönetimi, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, uluslararası ilişkiler ve benzeri disiplinlerden eklektik bir bilgi dünyası oluşturulur. Hiç kuşkusuz bunların tamamı siyaseti anlamak için gereklidir.

Fakat bütün bunlar size siyasetçi olmayı öğretmez.

Çünkü siyaset, yalnızca teorik olarak öğrenilen bir alan değil; insan, güç ve kudret, zamanlama, psikoloji, risk ve sonuç üzerinden yaşanan bir uygulamadır...

Dahası siyaset bir sivil toplum faaliyeti, boş zamanlarda yapılacak bir hobi veya haftanın belirli günlerinde sürdürülecek bir sosyal etkinlik hiç değildir.

Siyaset, gerçek anlamıyla yapılıyorsa 7/24 yaşanan bir meslektir.

Çünkü siyasetçinin mesaisi yoktur.

Evde kahvede ya da restoranda otururken de siyasettedir, cenazede de siyasettedir, düğünde de siyasettedir, kürsüde de siyasettedir, televizyon karşısında da siyasettedir.

İnsanların yüz ifadelerini, davranışlarını, öfkelerini, beklentilerini, korkularını ve umutlarını sürekli okumak zorundadır.

Çünkü siyasetin hammaddesi yasa değil; insandır.

Ve insan, siyasetin en zor hammaddesidir.

Siyaset bu nedenle yalnızca akılla açıklanamaz.

İnsanların rasyonel tercihleri kadar korkuları, umutları, aidiyetleri, öfkeleri, kimlikleri, çıkarları, ideolojileri, inançları, kıskançlıkları, prestij arayışları ve statü tutkuları da siyasetin parçasıdır.

Bu yüzden siyaset çoğu zaman topluma romantik yüzünü gösterirken kendi içerisinde trajikomik bir gerçekçilik taşır.

Seçmene görünen siyaset; dava, ideal, hizmet, memleket, adalet, gelecek ve umut üzerinden konuşur.

Siyasetin mutfağında ise başka kelimeler vardır: Güç, kudret, denge, ittifak, pazarlık, zamanlama, tehdit, risk, finansman, teşkilat, medya, kamuoyu, bürokrasi, rakip, sadakat ve ihanet.

Seçmen lideri ve davayı görür.

Siyasetçi ise çoğu zaman bunların arkasındaki güç ilişkilerini görür.

Bu içeriği paylaş