KÖŞE YAZISI

İsraf Nedir? Nimetlerin Değerini Bilmek

Muhammed Adıgüzel Muhammed Adıgüzel

İsraf, en yalın tanımıyla bir nimeti gereğinden fazla, ölçüsüz ve amaç dışı kullanmaktır. Yalnızca yemeğin çöpe gitmesi değil; suyun boşa akması, paranın gereksiz harcanması, vaktin anlamsızca tüketilmesi ve hatta sözün fazlaca sarf edilmesi israf kapsamına girer. Kur'an-ı Kerim "Yiyin için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez" buyurarak bu ölçüsüzlüğü açıkça yasaklar.

İsrafın karşıtı cimrilik değil, iktisattır yani ölçülü olmaktır. İslam ne eli sıkı olmayı ne de savurganlığı över; ikisinin ortasındaki dengeli yolu gösterir. Bir insanın nimetleri yerli yerinde kullanması, hem şükrün bir tezahürü hem de kişiliğin olgunluğunun işaretidir. Nimeti hor kullanan, aslında onu verene karşı bir vurdumduymazlık sergilemiş olur.

İsrafı anlamanın en somut yolu, elimizdeki her şeyin bize emanet olduğunu hatırlamaktır. Ekmeğin bir lokması, bir bardak su, bir saatlik vakit... Bunların hepsi bir gün hesabı sorulacak birer nimettir. Peygamber Efendimizin abdest alırken bile suyu ölçülü kullanmayı, akan bir nehir kenarında dahi savurmamayı öğütlemesi bu bilincin ne kadar köklü olduğunu gösterir.

Modern hayat, tüketimi bir alışkanlık hatta bir kimlik haline getirdi. İhtiyaç olmadan alınan, giyilmeden dolapta kalan, tabakta bırakılıp atılan ne varsa israfın günlük yüzüdür. Buna karşı pratik bir çözüm, satın almadan önce "buna gerçekten ihtiyacım var mı?" diye kısa bir tefekkürdür. Bu küçük duraklama, çoğu gereksiz harcamanın önüne geçer.

İsraftan kaçınmak, hem kişisel bir erdem hem de toplumsal bir sorumluluktur. Bir tarafta bolluk içinde savuranlar, diğer tarafta bir lokmaya muhtaç olanlar varken, ölçülü yaşamak paylaşmanın da kapısını aralar. Nimetin değerini bilen kul, hem dünyada bereket bulur hem de âhirette hesabını kolaylaştırır.

Bu içeriği paylaş