DEVLETİN 2.YÜZYILI
PKK sonrası Kürt siyaseti ve devletin 2. yüzyıl arayışı çerçevede sanki...
Türkiye, Devlet Bahçeli’nin TBMM’de DEM Parti milletvekilleriyle el sıkışmasıyla görünür hale gelen ve “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen sürecin ilk büyük hukuki eşiğini geçti.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları, ardından hazırlanan rapor ve nihayet çerçeve yasa ile birlikte mesele artık yalnızca güvenlik bürokrasisinin, İçişleri Bakanlığı’nın, Milli Savunma Bakanlığı’nın ya da istihbarat teşkilatının konusu olmaktan çıktı.
Dosya artık TBMM’nin dosyası...
Bu ayrıntı, sürecin kendisinden daha önemli bence...
Çünkü Türkiye’de Kürt meselesi ve PKK problemi yaklaşık kırk yıl boyunca esas olarak bir güvenlik meselesi olarak ele alındı.
Bugün ise devletin resmi dili, terörün tasfiyesini; toplumsal bütünleşme, demokrasi, hukuk devleti, siyasi temsil ve yerel yönetim başlıklarıyla aynı çerçevede ele alıyor.
Nitekim TBMM’nin komisyon için belirlediği görev, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin, milli birlik ve kardeşliğin, özgürlük, demokrasi ve hukuk devletinin güçlendirilmesini açıkça içeriyor...
Komisyon raporunun 18 Şubat 2026’da 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilmesi de sürecin yalnızca iktidar blokunun projesi olmadığını gösteren önemli bir siyasi veriydi...
Fakat bütün bunların ötesinde çok daha büyük bir soru duruyor:
'Türkiye yalnızca PKK sorununu mu çözüyor, yoksa PKK sorununu çözme sürecini kullanarak kendi devlet- toplum- siyaset ilişkisini yeniden mi kuruyor?'
Ben ikinci ihtimali daha güçlü görüyorum