Camiye Gitmenin Adabı ve Cemaatle Namazın Fazileti
Cami, müminlerin günde beş vakit bir araya geldiği, gönüllerin Rabbin huzurunda birleştiği mübarek mekânlardır. Allah'ın evi olarak anılan bu mekânlara gitmenin de kendine has bir edebi vardır. Camiye temiz elbiselerle, abdestli olarak ve güzel koku sürünerek gitmek, hem mekâna hem de yanı başımızdaki kardeşlerimize gösterilen bir saygıdır. Sarımsak, soğan gibi rahatsız edici kokularla cemaate katılmamak da Peygamberimizin bir uyarısıdır.
Camiye girerken sağ ayakla girip "Allah'ım rahmet kapılarını bana aç" diye dua etmek, çıkarken sol ayakla çıkıp Allah'ın lütfunu istemek sünnettir. Otururken vakit varsa iki rekât "tahiyyetü'l-mescid" namazı kılmak, mekâna girişin edebindendir. Cami içinde sesi yükseltmemek, dünya kelamıyla meşgul olmamak ve namaz kılanların önünden geçmemek gözetilmesi gereken inceliklerdir.
Cemaatle namazın fazileti, hadislerde açıkça beyan edilmiştir. Peygamber Efendimiz, cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu bildirmiştir. Bu büyük fark, cemaatin sadece bir ibadet değil, aynı zamanda birlik ve kardeşlik mektebi olmasından kaynaklanır. Saf tutup omuz omuza durmak, İslam'ın eşitlik ve dayanışma ruhunu her gün yeniden canlandırır.
Cemaatin faydası ferdî sınırların ötesine geçer. Camide zengin ile fakir, genç ile yaşlı, âmir ile memur aynı safta, aynı imama uyarak namaz kılar. Bu tablo, dünyevi rütbelerin Allah katında bir değer taşımadığını, üstünlüğün ancak takvada olduğunu her gün hatırlatır. Ayrıca cemaat, birbirini göremeyen komşuların hâlini sormasına, hasta veya sıkıntıda olanların fark edilmesine vesile olur.
Cemaate devam etmek, özellikle erkekler için güçlü bir sünnet ve manevi bir disiplindir. Vakit namazlarını camide kılmaya gayret eden kişi, hem düzenli bir hayat ritmi kazanır hem de kalbi camiye bağlı kalır. Peygamberimiz, kalbi mescitlere bağlı olan kimseyi, kıyamet günü Allah'ın arşının gölgesinde gölgeleneceği yedi sınıftan biri olarak müjdelemiştir. Camiyi hayatın merkezine almak, hem ferdî huzurun hem de toplumsal kaynaşmanın anahtarıdır.
