KÖŞE YAZISI

ANLAŞAMIYORUZ:

Abdullah Doğan Abdullah Doğan

Suç başka, ceza ayrı mevzu.

Ortada suç var diye kafamıza göre ceza vermeyiz:

Meselacyalancının dilini kesemiyoruz. Kanunen de yasak, dince de haram...

Tecavüz edene tecavüz edemiyoruz. Kanunen de yasak, dince de haram...

Ya alay eleştiri ise. Kişilerin bizimki de dahil tüm din ve inançlara karşı çıkma ve onları eleştirme hakkını yok sayamayız:

Yahudi biri "bizi Allah seçti, ötekilere üstün kıldı" deyince, "vay bilmem ne?, adamlar kendi tanrısının torpilli veledi" diye onunla alay edebilirim...

Bana hangi ceza lazım gelir?

İbrahim AS de "bak, şunun boynunda balta var, o kırmıştır" dedi.

Halkı "dini değerlerinizi aşağılıyorsun" diye onu ateşe attı.

Sen hangisini tutuyorsun?

Alay varsa, o halde ceza ne?.

Refleksimiz dinî ise, bence Kur'an'a başvurmak gerekir:

Diyelim biri benim inancımla alay etti.

Ne yapmam gerekecek?

Kur'an'a bakarsak olay şu kadar:

"Ayetlerimiz hakkında ileri-geri konuşup alaya alanları gördüğün zaman, başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir.”

Dindar kişi için iş çok zor: Şimdi Allah'ın tarafını tutup, kişiden yüz çevirmek, ortamı terk etmek, onu dost edinmememekle mi iktifa edecek, yoksa Allah'ın emrini es geçip, laik koruma kanunlarına mı başvuracak?...

Bu yaşta, bu ülkede, bu kadar kutuplaşmış bir ortamda sahneye çıkıp düşündüğünü söyleyebilmek, mizahın arkasına saklanmadan sözünün arkasında durabilmek cesarettir elbette.

Neticesine katlanacak..

Keşke, sana bir şey olmaz diyebilseydik, Keşke sana bir şey olacaksa bile adil olsa!

Bu içeriği paylaş