Tefekkür Nedir? Düşünerek İbadet Etmenin Yolu
Tefekkür, kelime anlamıyla derin derin düşünmek, bir konu üzerinde zihnini yoğunlaştırmak demektir. İslam kültüründe ise tefekkür, Allah'ın yarattığı varlıklar ve verdiği nimetler üzerinde düşünerek O'nun büyüklüğünü, kudretini ve rahmetini idrak etmeye çalışmaktır. Kur'an-ı Kerim pek çok ayette insanı düşünmeye, akletmeye ve ibret almaya davet eder: "Göklerin ve yerin yaratılışında... akıl sahipleri için nice deliller vardır."
Tefekkür, bir bakıma kalbin ibadetidir. Namaz, oruç gibi ibadetler bedenle yapılırken, tefekkür zihin ve gönülle gerçekleştirilir. Bir çiçeğin ince yapısına, gökyüzünün enginliğine, kendi bedenimizin mükemmel işleyişine dikkatle bakıp bunların bir yaratıcının eseri olduğunu düşünmek, imanı derinleştiren güçlü bir yoldur. Selef âlimleri, "Bir saat tefekkür, bazen uzun süre nafile ibadetten daha hayırlıdır" demişlerdir.
Tefekkürün konusu çok geniştir. İnsan; kâinatın düzenini, ölümü ve ahireti, kendi acizliğini, Allah'ın nimetlerini ve geçmiş kavimlerin kıssalarını düşünebilir. Özellikle ölümü ve hesabı tefekkür etmek, insanı dünya hırsından uzaklaştırır, ona istikamet kazandırır. Nimetleri tefekkür etmek ise şükrü artırır; çünkü ancak farkına vardığımız nimete gereğince şükredebiliriz.
Düşünerek ibadet etmenin bir başka yolu, ibadetlerimizin anlamı üzerinde durmaktır. Namazda okuduğumuz ayetlerin manasını düşünmek, orucun bize öğrettiği sabrı fark etmek, ibadetleri şekilden öze taşır. Böylece ibadet, alışkanlıkla yapılan bir hareket olmaktan çıkar, bilinçli bir Allah'a yöneliş halini alır.
Günlük hayatta tefekküre yer açmak zor değildir. Sabah temiz havaya çıkıp yaratılışa bakmak, gece yıldızları seyretmek, bir hastalıktan sonra sağlığın kıymetini düşünmek birer tefekkür anıdır. Önemli olan, gördüğümüz her şeyi Yaratan'a bağlayabilen bir gönül gözü kazanmaktır. Tefekkür, aklı imanla, kalbi Allah'ın rahmetiyle buluşturan; insanı hem daha bilinçli hem de daha huzurlu kılan yüce bir manevi eylemdir.