Öfkeli Çocukla İletişim Kurmanın İncelikleri
Öfke, çocuğun en yanlış anlaşılan duygularından biridir. Çoğu zaman bir terbiye sorunu ya da inatçılık olarak görülse de öfke, aslında çocuğun bir şeye ihtiyacı olduğunu ama bunu ifade edecek olgunlukta olmadığını gösteren bir işaret dilidir. Bir çocuğun bağırması, tepinmesi ya da ağlaması, çoğu kez 'beni anla, bunaldım' demenin çocukça biçimidir. Bu bakış açısı, iletişimin tonunu kökten değiştirir.
Öfkeli bir çocukla iletişimin ilk kuralı, ebeveynin kendi sakinliğini koruyabilmesidir. Çocuk öfke seliyle taştığında, karşısında aynı öfkeyle patlayan bir ebeveyn ateşe körükle gider. Oysa sakin kalan bir yetişkin, çocuğun düzenleyemediği duyguları için bir çapa görevi görür. Çocuk, ebeveyninin dengesine tutunarak yavaş yavaş yatışır. Bu nedenle önce büyüğün nefes alması, kendi öfkesini yönetmesi gerekir.
Duyguyu adlandırmak, öfkeyi yumuşatmanın en güçlü araçlarından biridir. 'Çok kızgın olduğunu görüyorum, oyuncağın kırıldığı için üzüldün' gibi cümleler, çocuğa iki mesaj birden verir: hem duygusu görülmüştür hem de o karmaşık his bir isme kavuşmuştur. Görülen ve anlaşılan duygu, şaşırtıcı biçimde hızla küçülür. Öfke anında akıl vermek, azarlamak ya da 'sus artık' demek ise duyguyu bastırır, çözmez.
Önemli bir ayrım, duyguyu kabul etmekle davranışı onaylamak arasındadır. Çocuğun öfkelenmeye hakkı vardır; ama vurmaya, kırmaya ya da zarar vermeye hakkı yoktur. 'Kızabilirsin, ama kardeşine vuramazsın' cümlesi bu sınırı net biçimde çizer. Çocuk böylece duygularının meşru, ancak bazı davranışların kabul edilemez olduğunu öğrenir. Bu ayrım, sağlıklı öfke yönetiminin temelidir.
Sakinlik geri döndükten sonra yaşananı birlikte konuşmak, çocuğun öğrenmesini pekiştirir. Neyin öfkelendirdiğini, bir dahaki sefere ne yapabileceğini konuşmak çocuğa alternatif yollar kazandırır. Zamanla çocuk, öfkesini yıkıcı biçimde boşaltmak yerine ifade etmeyi öğrenir. Sabırla ve şefkatle kurulan bu iletişim, sadece o anki krizi çözmekle kalmaz; çocuğa ömür boyu taşıyacağı bir duygu düzenleme becerisi armağan eder.