KÖŞE YAZISI

Kuşluk Namazının Fazileti ve Kılınışı

Muhammed Adıgüzel Muhammed Adıgüzel

Kuşluk namazı, sabah güneşin bir mızrak boyu yükselmesinden öğle vaktinin biraz öncesine kadar olan zaman diliminde kılınan nafile (farz olmayan, sevap kazandıran) bir namazdır. Halk arasında "duha namazı" olarak da bilinir. Peygamber Efendimizin özenle üzerinde durduğu ve ashabına tavsiye ettiği bu ibadet, günün en bereketli saatlerinden birini Rabbimize yönelerek geçirme fırsatı sunar.

Kuşluk namazının fazileti hadis kaynaklarında övgüyle anılır. Rivayetlere göre insanın bedenindeki her eklem için her gün bir sadaka gerekir; kişinin sabah kılacağı iki rekât kuşluk namazı, bütün bu sadakaların yerini tutar. Bu, bize bedenimizin sağlığının dahi bir şükür borcu doğurduğunu ve o şükrü namazla eda edebileceğimizi hatırlatır.

Kuşluk namazı en az iki rekât olarak kılınır. Dört, altı, sekiz hatta on iki rekâte kadar kılındığına dair rivayetler vardır. Her iki rekâtta bir selam vererek kılmak esastır. Kılınışı diğer nafile namazlar gibidir: Niyet edilir, tekbirle namaza başlanır, her rekâtta Fâtiha'dan sonra bir sûre okunur ve iki rekâtın sonunda oturularak selam verilir. Özel bir sûre şartı yoktur; ezberde olan sûreler okunabilir.

En faziletli vakti, sıcağın iyice bastığı, güneşin epeyce yükseldiği ileri kuşluk saatleridir. Zira bir hadiste bu namaz, "sıcaktan yavruların ayaklarının yandığı vakit" ile tarif edilmiştir. Ancak vakit girdikten sonra kılınması da geçerlidir; herkes günlük düzenine göre uygun bir zaman seçebilir.

Kuşluk namazı, sabah namazından sonra dünya meşguliyetine dalmadan önce kalbi bir kez daha Allah'a bağlamanın güzel bir yoludur. İşe, okula ya da günlük işlere başlamadan kılınan bu birkaç rekât, insanın gününe manevi bir denge ve huzur katar. Küçük görünen ama sevabı büyük olan bu ibadeti hayatımıza katmak, hem bedenimizin şükrünü eda etmek hem de nafile ibadetlerle Rabbimize yakınlaşmak için değerli bir adımdır.

Bu içeriği paylaş