KÖŞE YAZISI

Kayınvalide-Gelin İlişkisinde Denge Nasıl Kurulur?

Afşin Kara Afşin Kara

Kayınvalide-gelin ilişkisi, çoğu zaman iki kadının aynı erkeği farklı biçimlerde sevmesinden doğan hassas bir denge üzerine kuruludur. Anne, yıllarca büyüttüğü oğlunun hayatında yeni bir kadının merkeze oturmasını içten içe bir kayıp gibi yaşayabilir. Gelin ise kendi yuvasını kurma çabasında dışarıdan gelen müdahaleleri bir sınır ihlali olarak algılayabilir. Bu iki duygunun farkında olmak, gerilimi anlamanın ilk adımıdır.

Dengeyi kuran en önemli unsur, sağlıklı sınırlardır. Bu sınırlar duvar örmek değil, herkesin alanına saygı gösteren görünmez çizgilerdir. Genç çiftin kendi kararlarını verme, kendi rutinlerini oluşturma hakkına saygı duyulması, ilişkiyi rahatlatır. Aynı şekilde gelinin de eşinin annesiyle olan geçmişini ve bağını değerli görmesi, kayınvalidenin savunmaya geçmesini önler.

Bu ilişkide eşin, yani ortadaki kişinin tutumu belirleyicidir. Erkek, kendini annesiyle eşi arasında bir savaşın tarafı gibi konumlandırdığında ilişki daha da gerilir. Oysa görevi taraf tutmak değil, köprü olmaktır. Hem annesinin duygusunu hem eşinin ihtiyacını gören, gerektiğinde nazikçe sınır koyan bir tutum, iki kadını da güvende hissettirir. Sessiz kalmak ya da her iki tarafı da kırmamak adına belirsiz davranmak, sorunları büyütür.

Beklentileri gerçekçi tutmak da önemli. Kayınvalideyle gelinin birbirini öz anne-kız gibi sevmesi bir zorunluluk değildir; saygılı, nazik ve mesafeli bir sıcaklık çoğu zaman fazlasıyla yeterlidir. Her ilişkiden aynı yakınlığı beklemek, hayal kırıklığını kaçınılmaz kılar. Bazen en sağlıklı ilişki, herkesin kendi rolünde kaldığı ölçülü olandır.

Son olarak, küçük jestlerin ve iyi niyetli iletişimin gücünü hafife almamak gerekir. Bir teşekkür, bir hatır sorma, özel günlerde gösterilen incelik, yılların oturttuğu buzları eritebilir. Kırgınlıkları büyütmek yerine niyetin iyisini varsaymak, bu ilişkide en değerli tutumdur; çünkü sonuçta iki taraf da aynı aileyi ve aynı sevgiyi paylaşmaktadır.

Bu içeriği paylaş