İhlas Nedir? Amellerde Samimiyetin Önemi
İhlas, yapılan ibadet ve iyilikleri yalnızca Allah rızası için, gösterişten ve dünyevî beklentilerden arındırarak yapmaktır. Bir amelin makbul olup olmamasını belirleyen asıl ölçü, onun büyüklüğü değil, arkasındaki niyetin saflığıdır. İhlas, ibadetlerin kalbi, samimiyetin ise en yüksek derecesidir.
Dinimizde niyetin önemi çok büyüktür. "Ameller niyetlere göredir" hadisi, aynı işi yapan iki insanın Allah katındaki karşılığının niyetlerine göre değişebileceğini bize öğretir. Aynı miktarda para veren iki kişiden biri Allah rızası için verirken diğeri övülmek için verirse, ikisinin kazancı bir olmaz. İşte ihlas, ameli kıymetli kılan bu gizli iksirdir.
İhlasın en büyük düşmanı riyadır, yani gösteriştir. İbadetini insanlar görsün diye yapmak, iyiliğini takdir edilmek için sergilemek, amelin bereketini kaçırır. Bu yüzden büyükler, ihlası korumak için yaptıkları hayırların bir kısmını gizli tutmayı tavsiye etmişlerdir. Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi, işte bu gizli samimiyetin güzel bir örneğidir.
İhlaslı olmak, insanı insanların beğenisine muhtaç olmaktan da kurtarır. Yalnızca Allah'ın rızasını gözeten kişi, kimse takdir etmese de üzülmez, herkes övse de şımarmaz. Onun terazisi tektir ve bu terazi sağlam olduğu için gönlü de huzurludur. Başkalarının bakışına göre şekil almayan bu duruş, insana özgürlük ve dinginlik kazandırır.
İhlası kazanmak bir çırpıda olmaz; sürekli bir iç muhasebe ister. İnsan, zaman zaman durup "Ben bunu gerçekten kimin için yapıyorum?" diye kendine sormalıdır. Niyetini tazelemek, amellerini gösterişten temizlemek ömür boyu süren bir çabadır. Küçük ama samimi bir amel, gösterişle yapılan büyük bir amelden daha hayırlıdır. İhlas, işte bu yüzden, azı çok, sıradanı değerli kılan manevi bir hazinedir.