KÖŞE YAZISI

Çocuklarda Yalan Söyleme Davranışının Altında Ne Yatar?

Afşin Kara Afşin Kara

Çocukta yalan söyleme, birçok ebeveyni paniğe sürükleyen bir davranıştır; oysa gelişim açısından bakıldığında çoğu zaman bir ahlaki bozulmanın değil, zihinsel gelişimin işaretidir. Bir çocuğun yalan söyleyebilmesi için önce karşısındakinin kendisinden farklı şeyler bildiğini anlaması gerekir. Bu yeteneğe zihin kuramı deriz ve genellikle üç-dört yaş civarında gelişir. Yani ilk yalanlar, aslında çocuğun bilişsel olarak yeni bir eşiği aştığının kanıtıdır.

Yalanların altında yatan sebep yaşa göre değişir. Okul öncesi dönemde çocuklar hayal ile gerçeği tam ayıramadığından, anlattıkları abartılı hikâyeler bilinçli bir aldatma değil, hayal gücünün taşmasıdır. İlkokul çağındaki çocuklarda ise yalan çoğunlukla cezadan kaçınma, azarlanma korkusu ya da anne babanın onayını kaybetme kaygısıyla ortaya çıkar. Yani yalanın ardında sıklıkla bir korku vardır, kötü niyet değil.

Burada ebeveynin tepkisi belirleyicidir. Yalanı sert cezalarla karşılayan bir tutum, paradoksal biçimde daha çok yalanı besler; çünkü çocuk gerçeği söylemenin daha da acı verdiğini öğrenir ve bir dahaki sefere daha ustaca saklamayı dener. Oysa 'doğruyu söylediğin için teşekkür ederim, şimdi bunu birlikte çözelim' yaklaşımı, dürüstlüğün güvenli olduğunu öğretir.

Önleyici olarak çocuğa tuzak sorular sormaktan kaçınmak akıllıca olur. Kırık vazoyu elinde tutarken 'sen mi kırdın' diye sormak, çocuğu yalana davet eder. Bunun yerine 'vazo kırılmış, gel birlikte toplayalım ve nasıl olduğunu konuşalım' demek, hem sorumluluk hem güven inşa eder. Çocuğun dürüst anlarını fark edip değer vermek, ceza korkusundan çok daha güçlü bir pusuladır.

Elbette süreklilik kazanan, çıkar sağlamaya yönelik ya da başkasına zarar veren yalanlar farklı bir tablodur ve altta yatan kaygı, güvensizlik veya aile içi gerginlik gibi etkenlerin ele alınmasını gerektirir. Ancak günlük hayattaki çoğu çocukluk yalanı, sabırla ve güven veren bir iletişimle zamanla yerini dürüstlüğe bırakır. Önemli olan yalanı yok etmek değil, gerçeği söylemenin güvenli olduğu bir ortam kurmaktır.

Bu içeriği paylaş