Çocuklarda Oyunun Gelişimdeki Rolü Nedir?
Çocukta oyunun önemi çoğu zaman 'boş zaman etkinliği' ya da 'çocuğu oyalayan bir şey' olarak küçümsenir. Oysa gelişim psikolojisi açısından oyun, çocuğun asıl işidir. Bir yetişkin dünyayı düşünerek ve konuşarak anlamlandırırken, çocuk bunu oynayarak yapar. Oyun, çocuğun beynini inşa ettiği, becerilerini prova ettiği ve dünyayı deneyerek öğrendiği laboratuvardır. Bu yüzden oynamak, öğrenmenin karşıtı değil ta kendisidir.
Oyunun bilişsel katkısı çok yönlüdür. Bir kule kurup yıkan çocuk aslında neden-sonuç ilişkisini, denge ve mekân kavramlarını sınar. Kurallı oyunlar sıra bekleme, plan yapma ve strateji üretme becerilerini geliştirir. Hayali oyunlar, yani bir kutunun gemi, bir sopanın kılıç olması, soyut düşünmenin ve yaratıcılığın temelini atar. Çocuk 'bir şeyin başka bir şeyi temsil edebileceğini' oyunda keşfeder ki bu, ilerideki okuma yazmanın da zihinsel altyapısıdır.
Belki daha da önemlisi, oyunun duygusal ve sosyal işlevidir. Çocuklar korkularını, öfkelerini ve kaygılarını çoğu zaman kelimelerle değil oyunla dışa vururlar. Doktorculuk oynayan bir çocuk iğne korkusuyla baş eder; evcilik oynayan çocuk aile içindeki rolleri ve duyguları prova eder. Oyun, çocuğun taşıyamadığı duyguları güvenli bir mesafeden işlediği bir tür kendini iyileştirme alanıdır.
Diğer çocuklarla oynanan oyunlar ise sosyal becerilerin okuludur. Paylaşmak, sıra beklemek, anlaşmazlık çözmek, başkasının bakış açısını görmek; bunların hiçbiri ders anlatarak değil, ancak yaşanarak öğrenilir. Oyun sırasında çıkan küçük çatışmalar, çocuğun işbirliği ve empati kaslarını çalıştırdığı değerli anlardır.
Ebeveynler için buradan çıkan ders açıktır: Çocuğun programını sonuna kadar kurslarla doldurmak yerine, ona serbest ve yönlendirilmemiş oyun için zaman ve alan bırakmak gerekir. Pahalı oyuncaklardan çok, çocuğun kendi kurgusunu üretebildiği basit malzemeler ve arada onunla oynayan, ama oyunu ele geçirmeyen bir yetişkin kıymetlidir. Sıkılmaya bile izin vermek, yaratıcılığın filizlenmesi için gereklidir. Oynayan bir çocuk, aslında büyümektedir.