Çocuğun Motivasyonunu Artırmanın Doğru Yolu
Birçok ebeveyn, çocuğunun daha çok çalışması, sorumluluk alması ya da bir işe istekle başlaması için ödül ve ceza sistemine başvurur. Oysa çocukta kalıcı motivasyon, dışarıdan verilen havuç ve sopayla değil, içeriden gelen merak ve yeterlilik duygusuyla beslenir. Dıştan motivasyon kısa vadede işe yarar gibi görünse de ödül kesildiğinde davranış da çoğu zaman söner.
Çocukta motivasyonun üç temel ihtiyacı vardır: özerklik, yeterlilik ve bağ. Özerklik, çocuğun kendi seçimlerini yapabildiğini hissetmesidir. Her adımı ebeveyn tarafından belirlenen çocuk, sürekli 'yapmak zorunda olduğu' işlerin öznesi değil nesnesi haline gelir. Küçük seçim alanları tanımak -'önce matematik mi Türkçe mi çalışmak istersin?'- çocuğa sahiplik duygusu kazandırır ve isteği artırır.
Yeterlilik ihtiyacı, çocuğun 'ben bunu başarabilirim' hissidir. Bu duyguyu beslemenin yolu, sonucu değil süreci ve çabayı takdir etmektir. 'Çok akıllısın' yerine 'bu problemde ne kadar sabırla uğraştın' demek, çocuğun zorluk karşısında pes etmeyen bir tutum geliştirmesini sağlar. Görevleri çocuğun kapasitesine göre ayarlamak da önemlidir; ne bunaltacak kadar zor ne de sıkacak kadar kolay olan görevler, en yüksek motivasyonu üretir.
Bağ ihtiyacı ise çocuğun sevildiğini ve kabul gördüğünü hissetmesidir. Başarısı koşuluna bağlanmayan bir sevgi, çocuğun risk almaktan ve hata yapmaktan korkmadan öğrenmesini sağlar. Sürekli kıyaslama -'bak kardeşin nasıl da yapıyor'- motivasyonu artırmaz, aksine öz değeri zedeler ve isteği söndürür.
Motivasyonu artırmanın doğru yolu, baskı kurmak değil, ilgiyi ve merakı canlandıran bir ortam yaratmaktır. Çocuğun neye ilgi duyduğunu gözlemlemek, çabasını görünür kılmak, hataları öğrenmenin doğal parçası saymak ve seçim alanları açmak, içsel motivasyonun temelini atar. Amaç çocuğu bir ödül peşinde koşturan değil, öğrenmenin ve başarmanın kendisinden keyif alan bir birey yetiştirmektir.
