Çocuğun Hayır Diyebilmesini Desteklemek
Birçok ebeveyn, sözünü dinleyen, itiraz etmeyen bir çocuğu ideal olarak görür. Oysa hiç 'hayır' demeyen bir çocuk, çoğu zaman uslu değil, sesini bastırmayı öğrenmiş bir çocuktur. Çocukta kendini ifade becerisinin temel taşlarından biri, uygun sınırlar içinde 'hayır' diyebilmektir. Çünkü kendi sınırını koruyamayan çocuk, ileride başkalarının istismarına karşı da savunmasız kalır.
Burada bir denge kurmak gerekir. Çocuğun her istediğini yapması değil, itirazını sağlıklı bir dille ifade edebilmesi hedeftir. 'Bunu yapmak istemiyorum çünkü...' diyebilen bir çocuk, hem kendi iç dünyasını tanıyor hem de onu ifade edecek cesareti taşıyordur. Bu cesaret, ancak itirazın cezalandırılmadığı bir ortamda gelişir.
Ebeveyn olarak yapılabilecek en önemli şey, çocuğun 'hayır'ını bazı alanlarda gerçekten geçerli kılmaktır. Çocuk bedeni üzerinde söz sahibi olmalıdır; istemediğinde sarılmaya, öpülmeye zorlanmaması, ona 'bedenin sana aittir' mesajını verir. Aynı şekilde oyun, arkadaş ya da zevk konularında küçük tercihlere alan tanımak, çocuğun kendi iradesini deneyimlemesini sağlar.
Elbette her konuda pazarlık olmaz. Uyku saati, güvenlik ya da sağlık gibi konularda ebeveynin son sözü söylemesi gerekir. Ancak burada bile çocuğun itirazını duymak -'anlıyorum, daha oynamak istiyorsun, ama şimdi yatma vakti'- onun duygusunu geçersiz kılmadan sınırı korur. Böylece çocuk hem sınırın var olduğunu hem de sesinin duyulduğunu öğrenir.
Kendini ifade edebilen çocuk, akran baskısına daha dirençli, duygularını bastırmaya daha az meyilli ve ileride daha sağlıklı ilişkiler kuran bir yetişkin olur. 'Hayır' diyebilmeyi öğrenmek, itaatsizlik değil, sağlam bir benliğin işaretidir. Ebeveynin görevi, çocuğun bu sesini susturmak değil, onu nerede ve nasıl kullanacağını öğretmektir. Sesini evinde güvenle kullanabilen çocuk, dışarıda da kendini koruyabilir.
