KÖŞE YAZISI

Yozgatspor’un Zamana İhtiyacı Var, Taraftar Umutsuz!

Bekir Çaylak Bekir Çaylak

Yozgatspor sezon öncesinde “koşan, mücadele eden, hırslı bir takım” sözüyle yola çıktı.

Teknik Direktör Doğan Engin, ligin başlamasına sayılı günler kala taraftardan sabır istemiş, kısa sürede kurulan takımın zaman içerisinde oturacağını ifade etmişti.

Ancak futbolun acımasız bir tarafı var.

Sahada size zaman tanımıyor.

Hele ki kendi evinizde oynadığınız ilk maçta...

Yozgatspor, ligin ilk haftasında Kırşehirspor’u konuk etti. İlk 45 dakikada sahada mücadele eden, rakibine karşı direnç gösteren, pozisyon üretmeye çalışan bir Yozgatspor vardı. Takımın eksikleri elbette göze çarpıyordu ancak ilk yarı itibarıyla “Bu takım mücadele ediyor” dedirtecek bir görüntü de vardı.

Gol gelmedi.

Ama taraftar ilk yarıyı yine de umutla tamamladı.

Ne olduysa ikinci yarıda oldu.

Kırşehirspor, tecrübesini sahaya yansıttı. Yozgatspor’un savunmada ve oyun organizasyonunda verdiği açıkları değerlendiren konuk ekip, 10 dakikalık uzatma bölümü de dahil olmak üzere ikinci 45 dakikada Yozgatspor filelerini tam 4 kez havalandırdı.

Sonuç: Yozgatspor 0, Kırşehirspor 4.

İlk maçtan üç puan bekleyen Yozgatspor taraftarı için elbette ağır bir sonuç.

Bu Takım Henüz Takım Olmamış

Şimdi gelelim asıl meseleye...

Yozgatspor kısa bir süre içerisinde oluşturulmuş bir kadroya sahip. Bunun elbette dezavantajları var. Oyuncuların birbirini tanıması, saha içerisinde kimin ne yapacağını bilmesi, pas alışkanlığının oluşması, savunma ve hücum organizasyonlarının oturması zaman ister.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ancak sahadaki görüntü, takımın henüz “takım” olamadığını açıkça gösteriyor.

Bireysellik zaman zaman tavan yapıyor.

Pas hataları yüksek seviyede.

Oyuncular arasında kopukluklar var.

Bir futbolcu topu ayağına aldığında diğerinin nerede olduğunu bilmediği anlar yaşanıyor. Hücumda çoğalmakta, savunmada birlikte hareket etmekte zorlanılıyor.

İsim vermeye gerek yok.

Kimseyi hedef göstermenin de anlamı yok.

Ancak birkaç oyuncunun dışında kalan futbolcuların ilk maç itibarıyla takıma yeterli katkıyı verebildiğini söylemek de mümkün değil.

Bunu söylemek zorundayız.

Çünkü Yozgatspor taraftarı yıllardır iyi futbol izlemeye alışmış bir taraftar topluluğu.

Bu şehirde tribüne gelen insan sadece skora bakmaz.

Oyuncunun mücadele etmesini, formasını terletmesini, arkadaşına yardım etmesini, takımın birlikte hareket etmesini ister.

Taraftarın Sabır Sınavı Başladı

Doğan Engin maç öncesinde taraftardan sabır istedi.

Şimdi o sabrın karşılığını sahada gösterme zamanı.

Çünkü taraftar kötü sonuçtan daha çok, sahada umutsuzluk görmekten rahatsız olur.

4-0'lık mağlubiyet elbette telafi edilebilir.

Ligin daha ilk haftasındayız.

Önümüzde uzun bir maraton var.

Ama bu skorun ve özellikle ikinci yarıdaki görüntünün ciddi şekilde analiz edilmesi gerekiyor.

Teknik heyetin işi kolay değil.

Hatta açık konuşmak gerekirse çok ama çok zor.

15 gün önce kurulmuş bir takımın, sezonun ilk maçında birbirini yıllardır tanıyan bir takım görüntüsü vermesini beklemek gerçekçi değil.

Keşke bu takım bir ay önce kurulmuş, birkaç hazırlık maçı yapmış olsaydı.

Keşke futbolcular birbirlerini daha iyi tanısaydı.

Keşke hazırlık dönemi daha uzun olsaydı.

Belki de hafta sonu sahadaki skor çok daha farklı olacaktı.

Ama “keşke”lerle futbol oynanmıyor.

Doğan Engin’e Büyük Sorumluluk Düşüyor.

Şimdi görev Teknik Direktör Doğan Engin ve ekibinde.

Öncelikle takımın moralini toparlamak gerekiyor.

Ardından saha içerisindeki bireysellik azaltılmalı, pas trafiği geliştirilmelidir.

Kim nerede oynayacak?

Kim kimin açığını kapatacak?

Top kaybedildiğinde takım nasıl reaksiyon verecek?

Hücumda nasıl çoğalınacak?

Savunmada nasıl birlikte hareket edilecek?

Bunların tamamının kısa sürede çözüme kavuşturulması gerekiyor.

Çünkü Yozgatspor’un zamana ihtiyacı olduğu doğru.

Ama o zamanın da iyi kullanılması gerekiyor.

Taraftar sabredebilir.

Ancak sabrın karşılığında sahada gelişme görmek ister.

İlk maçta alınan 4-0’lık mağlubiyet dünyanın sonu değil.

Fakat bir uyarı niteliğinde.

Yozgatspor’un önünde çok uzun bir yol var.

Bu takım ya kısa sürede birbirine alışıp gerçek bir takım kimliğine bürünecek ya da her hafta “zamana ihtiyacımız var” demeye devam edecek.

Yozgatspor taraftarı ikinci seçeneği kabul etmez.

Çünkü bu taraftarın beklentisi yalnızca mücadele eden 11 futbolcu değil.

Birlikte oynayan, birlikte savaşan ve Yozgatspor formasının ağırlığını hisseden bir takım.

Şimdi Doğan Engin ve ekibinin önünde zorlu bir görev var.

İlk maçın skoru unutulabilir.

Ama ikinci maçtan itibaren sahadaki futbolun değiştiğini göstermek gerekiyor.

Çünkü Yozgatspor taraftarının sabrı var...

Ama umudunu kaybetmeye başlamadan önce o sabrın karşılığını görmek istiyor.

Bu içeriği paylaş