KÖŞE YAZISI

Yozgat’ta Gündem Başka, Gerçekler Başka

Bekir Çaylak Bekir Çaylak

Yozgat’ta gündem her zamanki gibi yoğun. Takvim ilerliyor, mevsim kış. Ulaşım sıkıntısı derken şükür ki su sorunu büyük ölçüde geride kaldı. Günler haftaları, haftalar ayları kovalıyor. Ancak şehirde konuşulanlarla, konuşulmayanlar arasında belirgin bir mesafe var.

Ekonomi, yatırım, istihdam, gençlerin geleceği, emeklilerin geçim derdi… Bunlar toplumun gerçek gündemi. Çarşıya çıkanın, pazara uğrayanın, faturasını eline alanın gündemi. Ama yüksek sesle konuşulmuyor. Ya da konuşulsa da kalıcı bir yol haritasına dönüşmüyor.

Yarın 28 Şubat. Türkiye’nin yakın tarihinde önemli kırılma noktalarından biri. Demokrasi, siyaset ve toplumsal hafıza açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir tarih. O günleri yaşayanlar için bir hatıra değil, ders niteliğinde bir dönem. Peki bugün Yozgat’ta bu tarihsel perspektiften bakarak demokrasiyi, katılımcılığı, çoğulculuğu, sivil iradeyi ne kadar konuşuyoruz?

Siyaset cephesine baktığımızda hareket var. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi kanadında Ramazan programları yoğun bir tempoda sürüyor. Neredeyse her gün bir genel merkez temsilcisi Yozgat’ta. Bugün de Yusuf İbiş memleketine geldi; parti teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kurumlarına ziyaretler gerçekleştirildi. İl Başkanlığı yarın vefa programı düzenleyecek, iftar sofralarında buluşmalar olacak.

Elbette Ramazan ayının manevi atmosferinde bir araya gelmek kıymetli. Dayanışma, vefa, birlik mesajları önemli. Ancak asıl soru şu: Bu buluşmalarda Yozgat’ın 2026 vizyonu konuşuluyor mu?

Yozgat’ın önümüzdeki yıla dair somut hedefleri nedir?

Sanayide hangi yatırımlar planlanıyor?

Tarımda üretim desenine dair nasıl bir strateji var?

Gençlerin göçünü tersine çevirecek hangi adımlar atılacak?

Emeklilerin, dar gelirlinin nefes almasını sağlayacak yerel çözümler üretilecek mi?

Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek odaları… Her biri kendi alanında faaliyet gösteriyor. Ancak şehir ölçeğinde ortak bir gelecek tasavvuru ortaya konulabildi mi? Yozgat’ın meseleleri masaya yatırılıp geniş katılımlı platformlarda tartışılıyor mu? Yoksa herkes kendi ajandası içinde, kendi gündemiyle mi yol alıyor?

Şehirlerin kaderi yalnızca merkezi politikalarla değil, yerel iradenin ortaya koyduğu vizyonla şekillenir. Yozgat’ın artık günlük programların ötesine geçen, uzun vadeli, ölçülebilir ve şeffaf bir 2026 programına ihtiyacı var.

Sorunları konuşmaktan kaçınmak çözüm üretmez. Aksine, konuşuldukça berraklaşır, tartışıldıkça olgunlaşır. Gerçek gündem; sofradaki ekmeğin küçülmesi, gençlerin iş arayışı, üreticinin maliyet hesabı, esnafın durgunluktan yakınmasıdır.

Her şey yolunda gidiyor gibi bir tablo çizmek kolay. Zor olan, eksikleri kabul edip üzerine cesaretle gitmektir.

Yozgat’ın artık daha fazla programa değil, daha net bir programa ihtiyacı var. 2026’ya giderken bu şehrin pusulası neyi gösterecek? İşte asıl konuşmamız gereken mesele tam da budur.

Bu içeriği paylaş