KÖŞE YAZISI

Yozgat Yine Sınıfta Kaldı!

Bekir Çaylak Bekir Çaylak

Meteoroloji Genel Müdürlüğü bir gün önceden uyardı.

Hem de öyle sıradan bir uyarı değil... Türkiye genelinde 30'dan fazla il için sarı kod yayımlandı. O illerden biri de Yozgat'tı. Yani beklenen yağış sürpriz değildi. Beklenmeyen ise, her yağmurda aynı manzaraların yaşanmasıydı.

Birkaç saat süren sağanak, Yozgat'ın yıllardır halının altına süpürülen en büyük gerçeğini bir kez daha ortaya çıkardı: *Bu şehrin altyapısı alarm veriyor.*

Yağan yağmurla birlikte yollar göle döndü.

İş yerlerini su bastı.

Bodrum katlar kullanılamaz hale geldi.

Araçlar ilerlemekte güçlük çekti.

Vatandaşlar evlerine ve iş yerlerine ulaşmakta zorlandı.

En önemlisi ise insanlar, "Yine mi?" demekten kendini alamadı.

Çünkü bu ilk değil...

Ne ilk sel...

Ne ilk su baskını...

Ne de ilk altyapı sorunu...

Yıllardır aynı görüntüleri izliyoruz.

---

Elbette bugün sahada çalışan AFAD ekiplerine, belediye personeline, İl Özel İdaresi çalışanlarına, emniyet güçlerine ve diğer kamu görevlilerine kimsenin söyleyecek sözü yok. Yağışın ardından büyük bir özveriyle görev yaptılar.

Ancak asıl sorgulanması gereken konu, suyu tahliye eden ekipler değil; *o suyun neden her yağmurda aynı noktalarda biriktiğidir.*

Sorun, yağmurun şiddeti değil...

Sorun, yıllardır çözülemeyen altyapıdır.

---

Yozgat son yirmi yılda birçok yatırım gördü.

Parklar yapıldı.

Meydanlar düzenlendi.

Çevre düzenlemeleri gerçekleştirildi.

Kaldırımlar yenilendi.

Peyzaj çalışmaları yapıldı.

Şehrin vitrini güzelleştirilmeye çalışıldı.

Ancak görüyoruz ki vitrinin arkasındaki temel sağlam olmayınca, ilk kuvvetli yağmurda gerçek tablo ortaya çıkıyor.

Bir şehir sadece güzel kaldırımlarla yönetilmez.

Bir şehir sadece süs havuzlarıyla kalkınmaz.

Bir şehir önce altyapısıyla güçlü olur.

Kanalizasyon sistemiyle, yağmur suyu hatlarıyla, drenaj projeleriyle ayakta kalır.

---

Bugün yaşanan tablo aslında yılların ihmallerinin sonucudur.

İklim değişikliği artık hayatımızın gerçeği.

Meteoroloji her yıl daha sık kuvvetli yağış uyarısı yapıyor.

O halde şehirlerin de buna göre hazırlanması gerekiyor.

"Yağmur çok şiddetliydi." demek artık yeterli bir açıklama değil.

Çünkü aynı yağmur önümüzdeki yıl da yağacak.

Belki daha da şiddetlisi gelecek.

Hazırlık yapılmadığı sürece aynı görüntüleri izlemeye devam edeceğiz.

---

Bir başka dikkat çeken konu ise plansız şehirleşme.

Betonlaşan alanlar arttıkça toprağın suyu emme kapasitesi azalıyor.

Yağmurun doğal akışını sağlayacak sistemler yetersiz kalıyor.

Sonuçta birkaç saatlik yağış bile hayatı durdurabiliyor.

Bu tablo kader değildir.

Bu tablo planlama meselesidir.

---

Yozgat artık günü kurtaran projeler yerine geleceği kurtaracak yatırımlara ihtiyaç duyuyor.

Bugün park yaparsınız, vatandaş birkaç saat vakit geçirir.

Ama sağlam bir altyapı kurarsanız, yıllarca binlerce insanın malını, canını ve emeğini korursunuz.

Gerçek belediyecilik; yağmur yağdığında ortaya çıkar.

Gerçek hizmet; su baskını yaşanmayan sokaklarda hissedilir.

---

Can kaybının yaşanmamış olması elbette en büyük tesellimizdir.

Ancak sadece bununla yetinmek doğru olmaz.

Bugün yaşananlardan herkesin ders çıkarması gerekiyor.

Yozgat'ın artık makyaj projelerine değil, köklü altyapı yatırımlarına ihtiyacı var.

Çünkü güçlü şehirler, sadece güzel görünen değil; en zor şartlarda ayakta kalabilen şehirlerdir.

Ve Yozgat, bunu fazlasıyla hak ediyor.

Bu içeriği paylaş