KÖŞE YAZISI

Bir Meyve Bahçesinden Daha Fazlası…

Bekir Çaylak Bekir Çaylak

Bazı yatırımlar vardır ki sadece ekonomik değer üretmez; bir bölgenin kaderini değiştirir. Bazı projeler de vardır ki yıllar geçtikçe ne kadar doğru bir karar olduğu daha net anlaşılır. İşte Kadışehri'nin Kabalı Köyü'nde hayata geçirilen *Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi*, tam da böyle bir yatırım.

2009 yılında bu proje ilk hayata geçirilirken Kabalı Köyü'ne gitmiş, henüz toprağa yeni dikilen fidanları yerinde görmüştüm. O günlerde birçok kişi bu kadar büyük bir meyvecilik yatırımının başarılı olup olamayacağını sorguluyordu. Çünkü Yozgat'ta alışılmış üretim modeli hububat üzerine kuruluydu. Meyvecilik ise cesaret isteyen bir adımdı.

Aradan yıllar geçti...

Yaklaşık iki hafta önce yeniden aynı bahçeleri ziyaret ettim. Gördüklerim beni hem şaşırttı hem de mutlu etti.

Bir zamanlar bozkırın ortasında yeni dikilmiş fidanların bulunduğu alan bugün adeta yemyeşil bir üretim merkezine dönüşmüş durumda. Binlerce dönüm arazi meyve ağaçlarıyla kaplanmış. Kiraz, elma, şeftali ve nektarin dallarında bereket var.

Ama beni en çok etkileyen ağaçlar değil, insanların yüzündeki tebessüm oldu.

Bahçede çalışan köylülerle sohbet ettim. Hayatlarından memnun olduklarını, düzenli gelir elde ettiklerini anlattılar. Eskiden yalnızca yılda bir kez ürün bekleyen insanlar, bugün hem topraklarından kira geliri elde ediyor hem de kendi köylerinde çalışarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.

İşte gerçek kalkınma tam da budur.

Rakamlar da bunu açıkça gösteriyor.

Bir zamanlar iki yılda bir yaklaşık bin ton arpa ve buğday alınan bu topraklardan bugün yılda ortalama *15 bin ton meyve* üretiliyor.

Yıllık üretim 500 tondan 15 bin tona yükselmiş.

Bu sadece üretimde *30 katlık* bir artış demek değil.

Katma değeri düşündüğümüzde, elde edilen ekonomik faydanın onlarca kat büyüdüğünü görüyoruz.

Üstelik bu meyveler yalnızca Türkiye'nin büyük şehirlerine gitmiyor.

Kabalı'da yetişen kirazlar Avrupa'ya, Rusya'ya, Çin'e ve Uzak Doğu ülkelerine kadar ulaşıyor. Bir zamanlar yalnızca hububat üreten bir köyün dünya pazarına ürün göndermesi, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir başarı hikâyesidir.

Bugün tarımda en çok konuştuğumuz konuların başında verimlilik, katma değer ve kırsal kalkınma geliyor.

Kabalı Köyü bunların hepsine canlı bir örnek oluşturuyor.

Elbette her tarım arazisi meyve bahçesine dönüşemez. Her bölgenin iklimi, toprağı ve ürün deseni farklıdır. Ancak doğru planlama, bilimsel yaklaşım ve üreticinin ortak hareket etmesiyle nelerin başarılabileceğini görmek isteyenler için Kabalı önemli bir modeldir.

Yozgat uzun yıllar göç veren bir şehir oldu.

Gençler iş bulmak için büyükşehirlere gitmek zorunda kaldı.

Oysa insanlar doğdukları yerde geçimlerini sağlayabiliyorsa, üretimin içinde kalabiliyorsa hem köyler yaşar hem şehir kazanır.

Kabalı Meyve Bahçeleri bunun mümkün olduğunu gösteriyor.

Dilerim bu başarı hikâyesi yalnızca Kabalı ile sınırlı kalmaz.

Yozgat'ın farklı bölgelerinde de benzer projeler hayata geçirilir; daha fazla üretici toprağından daha fazla kazanç sağlar, daha fazla genç doğduğu topraklarda geleceğini kurar.

Çünkü bereketli olan yalnızca toprak değildir.

Doğru planlanan emek de her zaman karşılığını verir.

Bu içeriği paylaş