KÖŞE YAZISI

Ezberlemek Yerine Anlayarak Öğrenmenin Yolları

Nimet Seven Nimet Seven

Ezber, bilgiyi kısa süreliğine ödünç almaktır; anlayarak öğrenmek ise onu kalıcı olarak sahiplenmektir. Ezberlenen bilgi sınavdan birkaç gün sonra buharlaşır, çünkü zihinde bir yere bağlanmamıştır. Anlayarak öğrenilen bilgi ise bir ağ gibi diğer bilgilere tutunur ve yıllar sonra bile hatırlanabilir. Bir öğretmen olarak amacım, öğrencinin "neden" sorusunu sormasını sağlamaktır.

Anlamlı öğrenmenin ilk yolu, yeni bilgiyi bildiği bir şeye bağlamaktır. Bir tarih olayını bugünkü bir olayla, bir matematik kuralını günlük bir örnekle ilişkilendirmek bilgiyi somutlaştırır. Zihin, tanıdık bir çengele astığı bilgiyi çok daha kolay tutar. Öğrenciye "bu sana neyi hatırlatıyor?" diye sormak bu bağı kurmasına yardım eder.

İkinci güçlü yöntem, öğrendiğini kendi cümleleriyle anlatmaktır. Bir konuyu birine, hatta boş bir sandalyeye anlatabilen öğrenci onu gerçekten kavramış demektir. Anlatırken takıldığı yer, tam da eksik anladığı yerdir. Bu yüzden "öğreterek öğrenme" en dürüst sınav yöntemlerinden biridir; kendini kandıramazsın.

Üçüncüsü, soru sorarak okumaktır. Metni pasif biçimde baştan sona okumak yerine, her paragrafta "burada ne anlatılıyor, ana fikir ne?" diye durmak zihni aktif tutar. Kendi kendine küçük sorular üretmek, bilgiyi ezberlenecek bir yığın olmaktan çıkarıp çözülecek bir bulmacaya dönüştürür.

Son olarak, aralıklı tekrar anlamayı pekiştirir. Bir konuyu aynı gün, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra kısaca gözden geçirmek bilgiyi kalıcı belleğe taşır. Ama bu tekrar mekanik ezber değil, "hatırlayabiliyor muyum?" testi biçiminde olmalı. Anlayarak öğrenmek daha yavaş görünür ama uzun vadede hem daha az yorucu hem çok daha kalıcıdır.

Bu içeriği paylaş