Çocukta Başarısızlık Korkusunu Yenmek
Bazı çocuklar bir işe başlamadan önce bile "ya yapamazsam" düşüncesiyle geri çekilir. Çocukta başarısızlık korkusu, yeteneğin önündeki en büyük engellerden biridir; çünkü çocuğu denemekten, dolayısıyla öğrenmekten alıkoyar. Bu korkuyu yenmek, çocuğa verilebilecek en değerli hayat becerilerinden biridir.
Bu korkunun kaynağında çoğu zaman hatanın felaket gibi algılanması yatar. Eğer bir çocuk her hatasında eleştiriyle, kıyaslamayla ya da onay kaybıyla karşılaşırsa, hata yapmaktan kaçınmayı öğrenir. Oysa hata, öğrenmenin doğal ve gerekli bir parçasıdır. Çocuğa hatanın bir son değil, bir bilgi kaynağı olduğunu göstermek gerekir.
Burada dilimiz çok önemlidir. Çocuğu "çok başarılısın" gibi sonuç odaklı ifadelerle değil, "denediğin için gurur duyuyorum" gibi çaba odaklı ifadelerle desteklemek, korkuyu azaltır. Sonuca odaklanan çocuk kaybetmekten korkar; çabaya değer verildiğini bilen çocuk ise denemekten çekinmez. Süreci öven bir tutum, cesareti besler.
Ebeveynin kendi hatalarıyla kurduğu ilişki de çocuğa örnek olur. "Ben de bunu yanlış yapmıştım, sonra şöyle öğrendim" diyebilen bir yetişkin, çocuğa hatanın utanılacak değil, aşılacak bir şey olduğunu gösterir. Mükemmeliyetçi bir ev ortamı, çoğu zaman farkında olmadan korkuyu büyütür.
Son olarak, çocuğa küçük ve ulaşılabilir hedefler koyarak başarı deneyimi yaşatmak gerekir. Her küçük başarı, çocuğun "ben yapabilirim" inancını güçlendirir. Zorluk karşısında yanında olduğumuzu hissettirmek, ama onun yerine işi bitirmemek en doğru dengedir. Böylece çocuk, başarısızlığın yıkıcı bir tehdit değil, öğrenme yolculuğunun bir parçası olduğunu içselleştirir.