Gündem

Mustafa Erkılıç’tan Yozgat’a Çağrı: “Biz Hiçbir Zaman 66. Değiliz!”

Yozgat’ın önceki dönem belediye başkanlarından ve iş insanı Mustafa Erkılıç, basın mensuplarıyla kahvaltıda buluşarak kentin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Mercimekten kaz yetiştiriciliğine, bağcılıktan yöresel gastronomiye kadar birçok alanda üretim ve tanıtım çağrısı yapan Erkılıç, “Biz hiçbir zaman 66. değiliz. İlimizin kıymetini bilelim” sözleriyle Yozgat’ın sahip olduğu değerlere dikkat çekti.

Mustafa Erkılıç’tan Yozgat’a Çağrı: “Biz Hiçbir Zaman 66. Değiliz!”
Fotoğraf: Yozgat Kent Haber

Yozgat’ın önceki dönem belediye başkanlarından, iş insanı Mustafa Erkılıç, basın mensuplarıyla düzenlenen sabah kahvaltısında bir araya geldi. Kentin ekonomik, tarımsal ve kültürel geleceğini değerlendiren Erkılıç, Yozgat’ın sahip olduğu potansiyelin yeterince tanıtılamadığını belirterek üretimden pazarlamaya, kültürel mirastan gastronomiye kadar geniş bir alanda yeni adımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Yozgat’ın kalkınmasının yalnızca belirli kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Erkılıç; çiftçilerin, girişimcilerin, üniversitenin, basının ve vatandaşların iş birliği yapmasının önemine işaret etti.

“Tarımsal Desteklerden Daha Fazla Yararlanmalıyız”

Yozgat ekonomisinde tarımın belirleyici bir yere sahip olduğunu ifade eden Erkılıç, üreticilerin devlet desteklerini ve hibe programlarını daha yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, kalkınma ajansları ve tarım müdürlükleri aracılığıyla sunulan desteklerin yeni yatırımlar için fırsatlar oluşturabileceğini belirten Erkılıç, bazı programlarda hibe oranlarının yüzde 70-80 seviyelerine ulaşabildiğini dile getirdi. Ancak destek oranlarının projenin niteliğine ve ilgili programın şartlarına göre değiştiğini de hatırlattı.

Erkılıç, yaklaşık 100 metrekarelik bir mantar üretim ünitesinin girişimciler için alternatif bir yatırım olabileceğini belirterek küçük ölçekli üretim projelerinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Yozgat Mercimeği Marka Değerine Dönüşmeli"

Yozgat’ın tarımsal zenginlikleri arasında mercimeğin özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Erkılıç, ürünün tanıtılması ve markalaşması için yürütülen çalışmalara dikkat çekti.

Ankara’da gerçekleştirilen tanıtım faaliyetlerinin Yozgat mercimeğinin daha geniş çevrelerce tanınmasına katkı sağladığını anlatan Erkılıç, bu süreçte kurumların, gönüllülerin ve basın mensuplarının desteğinin önemli olduğunu belirtti.

Mercimeğin yalnızca tarlada yetiştirilen bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Erkılıç, Yozgat adıyla özdeşleşen güçlü bir markanın oluşturulmasının hem üreticiye hem de kent ekonomisine katkı sunabileceğini söyledi.

Hemşehrilerinin mercimeğe ilgisinin arttığını ifade eden Erkılıç, kendisine ulaşan vatandaşların geçmişe göre daha fazla ürün satın aldıklarını anlattığını da aktardı.

"Bağcılık Yeniden Canlanmalı, Üzüm İşlenerek Değer Kazanmalı"

Yozgat’ın geçmişte yetiştirilen yerel üzüm çeşitleriyle de önemli bir tarımsal birikime sahip olduğunu belirten Erkılıç, özellikle ince kabuklu ve bol sulu üzümlerin zamanla pazardaki yerini kaybetmesinden üzüntü duyduğunu dile getirdi.

Bağcılığın yeniden geliştirilmesi gerektiğini savunan Erkılıç, üreticilerin karşılaştığı temel sorunlardan birinin pazarlama olduğunu söyledi. Hasat döneminin sonbahara denk gelmesiyle soğuk ve kırağı riskinin arttığını, ürünün zamanında satılamamasının çiftçiyi zarara uğratabildiğini ifade etti.

Çözüm için üzümün yalnızca sofralık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erkılıç, meyve suyu ve benzeri işlenmiş ürünlerin üretilebileceği tesislerin kurulmasını önerdi.

Kırklareli’nin yöresel içeceği hardaliyeyi örnek gösteren Erkılıç, yerel tarım ürünlerinin doğru işleme, markalaşma ve tanıtım çalışmalarıyla farklı pazarlara ulaşabileceğini söyledi. Bozok Üniversitesi bünyesindeki akademik birikimin de bağcılık alanındaki çalışmalara katkı sağlayabileceğini belirtti.

"Kaz Yetiştiriciliği Yozgat İçin Yeni Bir Gelir Kapısı Olabilir"

Mustafa Erkılıç’ın gündeme getirdiği konulardan biri de Yozgat’ın geleneksel üretim alanları arasında yer alan kaz yetiştiriciliği oldu.

Bandırma’da katıldığı kaz çalıştayından edindiği izlenimleri paylaşan Erkılıç, kaz yetiştiriciliğinin yalnızca et üretimiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade etti. Kazın tüyü ve yağı dâhil farklı bölümlerinin ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Erkılıç, bu alanda ticari fırsatların bulunduğunu dile getirdi.

Yozgat’ta kaz yetiştiriciliğinin daha geniş ölçekte yapılması ve ticari işletmelerin kurulması gerektiğini savunan Erkılıç, Kars’ın kaz etiyle kazandığı gastronomi bilinirliğinin Yozgat için de örnek oluşturabileceğini söyledi.

"Yozgat’ın Yöresel Lezzetleri Turizme Kazandırılmalı"

Yozgat’ın gastronomi alanındaki potansiyeline de değinen Erkılıç, kente özgü yemeklerin daha fazla tanıtılması gerektiğini belirtti.

Kaz eti, mercimekli bulgur pilavı ve omaç gibi geleneksel lezzetlerin restoranlarda ve kahvaltı işletmelerinde daha fazla yer bulmasının Yozgat’ın gastronomi kimliğine katkı sağlayacağını ifade eden Erkılıç, yöresel yemeklerin şehir dışından ziyaretçi çekebilecek bir değer olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Erkılıç’a göre tarımsal üretim, gıda işleme, yöresel mutfak ve turizm bir arada değerlendirildiğinde Yozgat’ın ekonomik gelişimi için yeni fırsatlar ortaya çıkabilir.

“Önemlileri Önemseyelim, Tanıtalım ve Yaşatalım”

Yozgat’ın gelişiminin ekonomik yatırımlarla sınırlı olmadığını belirten Erkılıç, kentin tarihî ve kültürel mirasının korunmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Yozgat Gönüllüler Platformu’nda gerçekleştirilen buluşmalarda kentin yetiştirdiği önemli isimlerin ve kültürel değerlerin ele alındığını anlatan Erkılıç; Abbas Sayar, Nida Tüfekçi ve Çapanoğlu ailesi gibi Yozgat’ın tarihî ve kültürel hafızasında yer tutan isimlerin yeni kuşaklara daha iyi tanıtılması gerektiğini söyledi.

Kentin geçmişine katkı sunan şahsiyetlerin ve geleneklerin yeterince bilinmediğini ifade eden Erkılıç, bu alanda daha etkili tanıtım çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Erkılıç, yaklaşımını “Önemlileri önemseyelim, önemsetelim, tanıtalım, yaşatalım” sözleriyle özetledi. Tarihî şahsiyetlerin, yöresel yemeklerin ve geleneksel üretim biçimlerinin birlikte tanıtılmasının Yozgat’ın şehir kimliğini güçlendireceğini vurguladı.

Mustafa Erkılıç’tan Yozgatlılara Çağrı: “İlimizin Kıymetini Bilelim”

Konuşmasında siyasi kimliğinden ziyade Yozgat’ın üretim, kalkınma ve tanıtım çalışmalarına odaklandığını belirten Erkılıç, kentin sahip olduğu değerlerin daha fazla öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Mercimekten üzüme, kaz yetiştiriciliğinden yöresel yemeklere kadar birçok alanda Yozgat’ın önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Erkılıç, bu değerlerin ekonomik kazanca dönüşmesi için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Mustafa Erkılıç, sözlerini “Biz hiçbir zaman 66. değiliz. İlimizin kıymetini bilelim” ifadeleriyle tamamlayarak Yozgat’ın tarımsal zenginliklerine, köklü geçmişine ve kültürel birikimine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

EDİTÖR : YOZGAT KENT HABER MERKEZİ

Bu içeriği paylaş