Gündem

Hakan Şanal’dan Tarım Politikalarına Sert Eleştiri

Büyük Birlik Partisi Sorgun İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Şanal, Türkiye’de tarım ve hayvancılığın geldiği noktaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Köylerin boşaldığını, küçük aile işletmelerinin ayakta kalmakta zorlandığını ve çiftçinin toprağını satmak zorunda kaldığını savunan Şanal, üreticiyi merkeze alan tarım politikalarının hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.

Hakan Şanal’dan Tarım Politikalarına Sert Eleştiri
Fotoğraf: Yozgat Kent Haber

Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından taşıdığı önemin her geçen gün daha fazla tartışıldığı bir dönemde, Büyük Birlik Partisi (BBP) Sorgun İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Şanal’dan kırsal yaşamın geleceğine ilişkin sert bir değerlendirme geldi. Tarım politikalarında yapılan hataların yalnızca üreticiyi değil, köyleri, şehir esnafını ve toplumun sosyal yapısını da etkilediğini belirten Şanal, kırsaldaki çözülmenin artık görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.

Köylerde üretimin gerilediğini, genç nüfusun kırsaldan uzaklaştığını ve küçük aile işletmelerinin giderek azaldığını savunan Şanal, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliği için üreticinin yeniden desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Köylerimiz üretim merkezi olmaktan çıktı”

Kırsal nüfusun yaşlanmasına ve köylerin boşalmasına dikkat çeken Hakan Şanal, taşımalı eğitim sistemi, köy okullarının kapatılması, 12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması ve Büyükşehir Yasası gibi gelişmelerin kırsal yaşam üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Köylerin geçmişte üretimin, dayanışmanın ve geleneksel yaşamın merkezinde bulunduğunu belirten Şanal, bugün birçok yerleşim yerinde üretim kültürünün zayıfladığını savundu.

Şanal, köylerde yumurta ve yoğurt gibi temel gıda ürünlerinin dahi dışarıdan temin edildiği bir tablonun ortaya çıktığını belirterek, kırsalın üretim gücünü kaybetmesinin ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.

"Küçük çiftçi toprağından kopuyor"

Tarım ve hayvancılıkta küçük aile işletmelerinin yaşadığı sorunlara değinen Şanal, geçmişte iki ineğiyle ailesini geçindiren, çocuklarını okutan ve köy ekonomisine katkı sağlayan üreticilerin bugün ayakta kalmakta zorlandığını söyledi.

Köylerdeki arazi satışlarının endişe verici boyutlara ulaştığını öne süren Şanal, geçimini sağlamakta zorlanan çiftçilerin topraklarını satarak kentlere göç etmek durumunda kaldığını ifade etti.

Tarım arazilerinin ve hayvancılık faaliyetlerinin giderek büyük sermaye gruplarının elinde yoğunlaşmasının küçük üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını savunan Şanal, çok sayıda aile işletmesinin üretimden çekilmesinin istihdam ve kırsal ekonomi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

"Çiftçinin yaşadığı sıkıntı şehir esnafını da etkiliyor"

Hakan Şanal’ın açıklamalarında dikkat çektiği konulardan biri de tarımla şehir ekonomisi arasındaki ilişki oldu.

Çiftçinin üretimden kazanç sağlayamadığı bir ortamda yalnızca köylerin değil, şehir merkezindeki ticaretin de zarar gördüğünü belirten Şanal, geçmişte hasat dönemlerinde hareketlilik yaşayan esnafın bugün aynı ekonomik canlılığı göremediğini savundu.

Çiftçinin kazancını kaybetmesinin tarım makinelerinden gıdaya, giyimden günlük ihtiyaçlara kadar pek çok alandaki harcamaları etkilediğine işaret eden Şanal, üreticinin desteklenmesinin aynı zamanda yerel ekonominin güçlenmesi anlamına geldiğini vurguladı.

“Her lokmada çiftçinin alın teri var”

Toplumda çiftçiye yönelik küçümseyici yaklaşımlara da tepki gösteren BBP Sorgun İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Şanal, üreticinin emeğinin yeterince anlaşılmadığını ifade etti.

Çiftçinin traktörüne, kıyafetine veya yaşam biçimine yönelik eleştirilerin haksız olduğunu belirten Şanal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Son yıllarda ne yazık ki köylünün bindiği traktöre, giydiği kıyafete, yediği yemeğe dahi laf eden, çiftçimizi hakir gören vicdansız bir kesim türedi. Kimse unutmasın ki; sabah kahvaltımızdan akşam soframıza kadar yediğimiz her bir lokmada, o hor görülen köylünün ve çiftçinin nasırlı elleri, alın teri ve emeği var.”

Şanal, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, çiftçinin emeğine saygı gösterilmesinin ve kırsal yaşamın korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

“Tarım politikaları yeniden ele alınmalı”

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanında güçlü bir üretim kapasitesine sahip olabilmesi için millî ve üretici odaklı politikaların uygulanması gerektiğini ifade eden Hakan Şanal, özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi, tarım arazilerinin üretimde kalması ve gençlerin köylerinde gelecek görebilmesi gerektiğini belirten Şanal, yerel üreticiyi koruyan adımların gecikmeden atılması çağrısında bulundu.

Şanal’a göre küçük üreticinin güçlendirilmediği, kırsal nüfusun korunamadığı ve üretimin sürdürülebilir hale getirilemediği bir ortamda gıda güvenliğini sağlamak da giderek zorlaşacak.

Yozgat gibi tarım ve hayvancılığın ekonomik ve sosyal yaşamda önemli yer tuttuğu illerde kırsalın geleceği, üreticinin gelir düzeyi ve köylerde üretimin devamlılığı önümüzdeki dönemin önemli gündem başlıkları arasında yer almayı sürdürüyor.

EDİTÖR : YOZGAT KENT HABER MERKEZİ

Bu içeriği paylaş