Ekinci’den Eğitim Gündemine Dört Maddelik Çağrı: “Öğretmenin Huzuru Öğrencinin Başarısıdır”
Türk Eğitim-Sen Yozgat Şube Başkan Yardımcısı ve Psikolojik Danışman Kemal Afşin Ekinci, eğitim çalışanlarının çalışma koşullarından ekonomik haklarına, ek ders ücretlerinden okul güvenliğine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Ekinci, eğitimde başarının yalnızca akademik çalışmalarla değil, huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamıyla da mümkün olabileceğini söyledi.

Türk Eğitim-Sen Yozgat Şube Başkan Yardımcısı ve Psikolojik Danışman Kemal Afşin Ekinci, yeni eğitim döneminde eğitim çalışanlarının gündeminde bulunan sorunlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Ekinci, eğitim kurumlarında çalışma barışının güçlendirilmesi, eğitim çalışanlarının ekonomik şartlarının iyileştirilmesi, ek ders ücretlerinin artırılması ve okullarda güvenlik tedbirlerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
“ÇALIŞMA BARIŞI EĞİTİMİN KALİTESİNİ ETKİLİYOR”
Eğitim kurumlarında huzurlu bir çalışma ortamının öğretmenler kadar öğrenciler açısından da önemli olduğunu belirten Ekinci, liyakat, adalet, karşılıklı saygı ve hakkaniyetin kurum kültürünün temel unsurları olması gerektiğini dile getirdi.
Eğitim çalışanlarının kendilerini değerli ve güvende hissettiği bir ortamın oluşturulmasının eğitim hizmetinin niteliğine doğrudan katkı sağlayacağını ifade eden Ekinci, yönetim anlayışının çalışanları ayrıştırmak yerine birleştirmesi gerektiğini söyledi.
Ekinci, “Eğitim kurumlarımızda çalışanları ayrıştıran değil birleştiren, motivasyonu azaltan değil güçlendiren bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Öğretmenlerimizin ve diğer eğitim çalışanlarımızın huzurlu bir ortamda görev yapması, eğitim hizmetinin niteliğine doğrudan yansımaktadır. Öğretmenin huzuru öğrencinin başarısını da beraberinde getirir.” dedi.
Görev dağılımları ve yönetim süreçlerinde adalet duygusunun korunmasının çalışma barışını güçlendireceğini kaydeden Ekinci, eğitim çalışanlarının mesleki motivasyonunu zedeleyebilecek uygulamalardan uzak durulması gerektiğini belirtti.
“MAAŞLAR HAYAT PAHALILIĞI KARŞISINDA ERİMEMELİ”
Eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarına da değinen Ekinci, artan yaşam maliyetleri karşısında çalışanların satın alma gücünün korunması gerektiğini vurguladı.
Maaş artışlarının yalnızca açıklanan oranlar üzerinden değil, vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı ekonomik şartlar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ekinci, ekonomik kaygıların azalmasının eğitim çalışanlarının motivasyonunu da olumlu etkileyeceğini söyledi.
Ekinci, “Öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın aldığı ücret, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını sağlayabilmelidir. Çalışanlarımızın satın alma gücü korunmalı, maaşlar hayat pahalılığı karşısında erimemelidir. Eğitim çalışanının sürekli geçim kaygısı yaşadığı bir ortamın eğitim sistemine de olumsuz yansımaları olacaktır.” ifadelerini kullandı.
EK DERS ÜCRETLERİ İÇİN İYİLEŞTİRME ÇAĞRISI
Öğretmenlerin ekonomik beklentileri arasında ek ders ücretlerinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ekinci, mevcut ücretlerin günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ek dersin öğretmenin ortaya koyduğu ilave emeğin karşılığı olduğunu ifade eden Ekinci, bu ödemelerin yapılan işin niteliği ve ekonomik şartlar göz önünde bulundurularak artırılması gerektiğini söyledi.
Ekinci, “Ek ders, öğretmenimizin ortaya koyduğu ilave emeğin karşılığıdır. Bu ücretlerin sembolik seviyelerde kalmaması, yapılan işin niteliği ve günümüz ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak artırılması gerekmektedir. Öğretmenimizin emeğinin karşılığı hakkaniyetli bir şekilde verilmelidir.” dedi.
“GÜVENLİ OKUL, SAĞLIKLI EĞİTİM”
Açıklamasında okul güvenliğine de geniş yer veren Ekinci, eğitim kurumlarının öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve diğer çalışanlar için güvenli alanlar olması gerektiğini vurguladı.
Güvenlik konusunda olay yaşandıktan sonra müdahale edilmesi yerine *önleyici tedbirlerin* ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Ekinci; okul giriş ve çıkışlarının kontrol altında tutulması, ihtiyaç duyulan okullarda güvenlik personeli görevlendirilmesi ve okul çevrelerinde gerekli önlemlerin artırılması çağrısında bulundu.
Ekinci, “Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda sağlıklı bir eğitim sürecinden söz etmek mümkün değildir. Güvenlik tedbirleri yalnızca bir sorun ortaya çıktığında gündeme gelmemeli, riskler oluşmadan önce gerekli önlemler alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Her okulun kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekinci, ihtiyaç duyulan güvenlik tedbirlerinin eksiksiz şekilde hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
Kemal Afşin Ekinci, eğitimde huzurlu çalışma ortamı, güçlü ekonomik şartlar ve güvenli okulların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, eğitim çalışanlarının sorunlarının çözülmesinin eğitim kalitesinin yükselmesine de katkı sağlayacağını ifade etti.
EDİTÖR : YOZGAT KENT HABER MERKEZİ

