Sahte E-Ticaret Sitelerini Nasıl Ayırt Edersiniz?
İnternette alışveriş artık günlük hayatın bir parçası hâline geldi; ancak her cazip fiyat, gerçek bir fırsat anlamına gelmiyor. Sahte e-ticaret siteleri, bilinen markaların logolarını ve ürün görsellerini kopyalayarak inandırıcı bir vitrin oluşturuyor. İlk savunma hattınız, adres çubuğudur. Alan adını dikkatle okuyun: gerçek markanın adına eklenmiş fazladan harfler, tireler ya da ".shop", ".online" gibi alışılmadık uzantılar sizi uyarmalı. "HTTPS" ve kilit simgesi tek başına güven işareti değildir; artık sahtekârlar da ücretsiz sertifika kullanıyor.
İkinci adım, fiyatın mantığını sorgulamaktır. Piyasada 20 bin liraya satılan bir telefonun 6 bin liraya sunulması, fırsat değil tuzak işaretidir. Gerçekçi olmayan indirimler, "son 3 ürün" gibi yapay aciliyet sayaçları ve kapanmaya çalışırken karşınıza çıkan ek indirim pencereleri, sizi düşünmeden satın almaya itmek için tasarlanmıştır.
İletişim bilgileri güçlü bir kanıttır. Kurumsal bir sitede açık adres, vergi veya ticaret sicil numarası, çalışan bir müşteri hattı bulunur. Yalnızca bir web formu ya da Gmail adresi varsa temkinli olun. Site içindeki mesafeli satış sözleşmesi, iade ve gizlilik metinlerinin özensiz, çeviri kokan ya da tamamen boş olması da ciddi bir uyarıdır.
Yorumlara ve dış izlere bakın. Arama motorunda site adının yanına "şikâyet" veya "dolandırıcılık" yazarak arama yapmak çoğu zaman aydınlatıcıdır. Sosyal medya hesaplarının yeni açılmış olması, takipçisinin olmaması ya da tüm yorumların birbirine benzer ve aşırı olumlu olması yapaylık işaretidir.
Son olarak ödeme yöntemine dikkat edin. Kapıda ödeme veya kredi kartı seçeneği sunmayıp yalnızca havale, EFT ya da alışılmadık dijital cüzdanlara yönlendiren siteler risklidir. Kartla ödeme yaparken sanal kart kullanmak, olası bir zararı sınırlamanın en pratik yoludur. Şüpheniz varsa alışverişi tamamlamayın; kaçırdığınız bir fırsat, kaptırdığınız paradan her zaman daha ucuzdur.